Viski nedir, nasıl içilir?

 

Viski nedir, nasıl içilir?

Viskinin ne olduğunu bileceğiz ki, nasıl içildiğini anlattığımızda hazım edilebilsin.Viski, toplumca fazla iyi bildiğimiz bir içki değil.

Şimdi acaba “viskiyi biliyoruz da mı içiyoruz”? yoksa “öylesine mi içiyoruz”, yoksa “bilecek nesi mi var viskinin”?

Viski, son derece özenli ve uzun bir üretim sürecinin ardından şişelenen bir içkidir. Aşağıda üretim sürecine ilişkin bilgileri de vereceğim ama öncelikle şu viskiyi bir tanımlayalım;

Arpa, buğday, çavdar veya mısırdan -önce mayalanıp sonra damıtılarak- üretilen ve meşe fıçılarda dinlendirilerek olgunlaştırılan alkollü bir içkidir. Viskinin atası Ferinthos’tur. İrlanda’da İrlandalı keşişler tarafından icat edilmiştir. Şişelenmiş bir viskinin 100 yıldan fazla süreyle tadını ve içilebilirliğini yitirmediğini de belirtmek gerekli. Dayanıklı bir içki anlayacağınız.

2010 yılında Antarktika’da bulunan bir şişe viski şu an için dünyadaki en eski viskidir. Tam 115 yıllık olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca viski dünya genelindeki en yüksek vergi dilimine sahip olan ürünlerden birisidir. Bazı ülkelerde %73 oranında vergiye tabidir. Ülkemiz, viskiye en yüksek oranda vergi uygulayanlar listesinde dünyanın öncülerindendir, tabii benim bunu yazmama bile gerek yoktu, ilk cümlenin ardından bizim listenin tepelerinde olduğumuzu tahmin etmişsinizdir.

Bu arada viskiye ilk vergiyi koyanı da yazalım. İskoç Parlementosu 17. yüzyılın sonlarında aldığı bir kararla, ülkede oldukça popüler olan bu içkiye vergi koyma kararı almıştır.

viski-6
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Viskilerin üzerinde yazan kaç yıllık olduğuna dair numaralar vardır ya hani; meselâ “8 years old” gibi. İşte buradaki 8 yıldan kasıt şudur; o viskinin üretildiği tahılın harmana giren en genç olanınıdır. Yani bir viskinin üzerinde 8 yıl yazıyorsa, siz en az 8 yıllık bir viski içiyorsunuz demektir ve büyük ihtimalle de 8 yıldan fazla dinlendirilmiş bir viski içiyorsunuzdur.

Viski ilk üretildiği dönemlerde yaşamın uzaması, çiçek hastalığı, felç gibi birçok tıbbi durum için doktorlar tarafından tavsiye edilmiş, hatta reçetelerde bile yer almıştır. Sadece bir içki olduğuna çok sonraları kanaat getirilmiştir.

viski
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

 


Viski’nin kelime kökeni

Adı whiskey diye mi yazılır whisky diye mi? sorusu akla geliyor. İkisi de doğrudur, bu iki yazımdan birisi Amerikan ve İrlanda üretimi diğeri de İskoçya, Japonya, Kanada üretimi olduğunu ifade eder. İskoçlar whisky, İrlandalı ve Amerikalılar whiskey diye yazarlar adını anlayacağınız. Japon ve Kanadalı üreticiler de İskoçların yazımını benimsemişlerdir.

Kelimenin kökenine gelirsek eğer;

Viski“sözcüğü Keltçe’den gelir. Keltçe, o coğrafyadaki birkaç dili beslediği için, farklı şekillerde ifade edilen bir bileşik kelime olarak da tanımlanabilir “viski”.

İrlanda diline göre “uisce beatha”, Gallilere göre “uisge beatha” ve İngiliz kaynaklara göre de “usquebaugh, usquebae” ya da “usquebaugh” sözcüğünden gelir. Üçü de “abı-ı hayat” yani “yaşam suyu” anlamını taşır. Yani, viski bir çeşit “yaşam suyu” olarak tanımlanabilir. Zaten “usque“nın karşılığı sudur. Lâtincedeki aqua vitea da yine aynı şeyi yani viskiyi tanımlamak için kullanılmıştır.

 

 


Viski üretimi yapılan ülkeler

Dünyanın en büyük viski üreticisi de tüketicisi de Hindistan’dır. Bunu en başından söyleyelim. Hindistan dışında dünyada en çok sırasıyla İskoçya, İrlanda, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Japonya’da üretilir. Diğer üretici ülkeleri de yazmak gerekirse; Avustralya, Danimarka, İngiltere, Finlandiya, Almanya, Hindistan, Japonya, İsveç, Galler, Çek Cumhuriyeti, Hollanda, Yeni Zelanda, Güney Afrika, İspanya, Tayvan, Hırvatistan ve Fransa.

Fark etmişsinizdir gerçi ama yine de yazayım, biz viski üreten ülkelerden değiliz.

 


Yerli Viski var mı? Türkiye’de viski üretiliyor mu?

Şu an bildiğim kadarıyla hayır. Birileri gizlice üretiyorsa orasını bilemiyorum. Evet, eskiden üretiyorduk. Tekel‘in ürettiği Ankara Viskisi var idi yakın zamana kadar. Özel sektöre satılan Tekel ile artık yerli viski olmasına gerek görülmedi yeni sahiplerince.


Dünyanın en pahalı Viskisi hangisi?

Macallan 1946, dünyada kayıtlara geçmiş en pahalı viskidir. Son olarak 2015 yılının Nisan ayına kadar bir şişesine ödenen en yüksek rakam 2012’de 460.000 $ karşılığında el değiştirmesiydi. 2015 Nisan ayında çıtayı biraz daha yukarı taşıdılar ve bir şişesi Honk Kong’da açık arttırmada 631.850 $ karşılığında satıldı. Şu an için satılık bir şişe bile “Macallan 1946” yok, ancak çıkarsa eğer, en son satılan rakamın üstünde bir fiyata alıcı bulacağı aşikârdır, tabii iyi muhafaza edilmişse. Yalnız bu bahsini ettiğim satışlarda el değiştiren viskilerin şişeleri bu aşağıda gördüğünüz resimdeki gibi değil. İlkinin şişe tasarımı Lalique idi ikincisini ise bilmiyorum.

viski-macallan-1946
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

 

Günümüzde şişesi 80.000 $ olan viskiler satıştadır. Bu viskiler 50 yıllık viskilerdir. Daha eskileri de var ve onların fiyatları daha da yüksek, tek mesele ise şu an sahipleri tarafından satılmıyorlar. Yani iyi bir viski satın alırsanız, onu saklayıp, çocuklarınıza veya torunlarınıza miras olarak bile bırakabilirsiniz. Gün geçtikçe fiyatı yükseliyor ve şarap gibi saklamak için bir mahzene ihtiyacınız yok.

Son olarak şunu da ekleyeyim; bugün dünyada 10.000 $’ın üzerinde fiyatla satılan, 40 yıl ve daha fazla dinlendirilmiş ürünler piyasa süren 50’den fazla viski markası var.

 


 

Viski türleri

Viskiler öncelikle majör bölgelere ayrılarak anılır. “Nedir bu majör bölgeler” derseniz; İskoç Viskisiİrlanda Viskisi, Kentucky Viskisi (Bourbon), Kanada Viskisi, Tennessee Viskisi derim size. Bu beş majör bölge viskilerine, Japon Viskisi ve Yeni Zelanda Viskisini de ekleyebiliriz. Bunlar da son yıllarda iki ayrı majör bölge olarak kabul ediliyorlar.

 

viski
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Kaliteli bir Japon single mat viskisi olan Nikka’nın reklam fotoğrafı.

Bunları da uzun uzun anlatmak gerekiyor ancak, açık söylemek gerekirse ben tüm bu majör bölgelerin viskileri hakkında bilgi sahibi değilim. Size sadece İskoç, İrlanda ve Amerikan viskileri hakkında bilgi vereceğim bu yüzden. Ülkelere göre sırasıyla anlatırken üretim aşamalarına göre de türlere ayrıldıklarını anlatmış olacağım. Tabii yine bunu yaparken, içkilerin minör bölgelere göre de ayrıldıklarını anlatmış olacağız, özellikle İskoçya ve Amerika’da bu minör bölgeler net bir şekilde bellidir. İrlanda için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.


İskoç Viskisi  – Scotch Whisky

İskoçya’da viski oldukça geniş bir sektör halini almıştır. 120’den fazla damıtım eviyle büyük bir üretim odağıdır. Ülkenin en önemli ihraç kalemlerinden birisidir. İskoçya’da tarihi belgelerle doğrulanmış en eski damıtımın 1494 yılında olduğunu da belirteyim.

Bir viskiye İskoç viskisi(Skocth) diyebilmemiz için bazı kriterleri taşıması gerekiyor. Bunlar, öncelikle viskinin İskoçya’da üretilmiş olması, %40 veya üstünde alkol oranına sahip olması, bu oranın %94,8’i de aşmaması, 700 litreden fazla hacmi olmayan meşe fıçılarda, en az 3 yıl bekletilmiş olması, içerisinde su ve karamel dışında katkı maddesi olmaması şeklindedir. Bu şartları taşıyan viskilerin tümüne İskoç Viskisi(Skocth Whisky) denir.

viski-
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

 

İskoç viskileri, damıtım evlerinin bulundukları bölgelere göre de kendi içlerinde ayrılır, çünkü tatları ve üretim aşamaları farklı olan bu ürünler, gerçekten de birbirlerinden büyük farklılıklar gösterirler. Bunlardan yukarıda minör bölgeler olarak bahsetmiştim. Bu bölgeler Speyside, Lowland, Campbeltown, Islay ve Highland‘dır. Sanki unutmuşum gibi görünse de aslında bir bölge daha vardır, o da Island‘dır. Bu aslen bir bölge sayılmaz, Highland’ın alt bölgesidir. Highland’e bağlı kabul edilir ama gerçekten farklı bir bölge kadar tat, aroma farklılığı gösterir. Bu yönüyle ayrı bir bölge olarak da kabul edilme eğilimindedir.


 

İskoç Viski Markaları

 

Speyside Viski Markaları

Dalwhinnie, Cragganmore, Glenfiddich, Balvenie, Benromach, Glenlivet, Tomintoul, Glen Moray,

Gelen Grant, Sprayburn, Aberlour, Glenfarclas, CuDhub, Knockando, Glenburgie, Miltonduff,

BenRiach, Strathisla, Glenrothes, Stronachie, Macphails, Tamdhu, Peat’s Beast, Cardhu, Old Ballantruan,

Singleton, Macallan, Glen Elgin, Glenallachie, Drumguish, Tormore, Aberlour, Balmenach, Spey, Dailuaine,

Mortlach, Glenlossie, Craigellachie, Aultmore, Glen Spey, Strathmill, Glendullan, Inchgower, Mannochmore,

Linkwood, Auchroisk, Glenfarclas, Benrinnes, Glentauchers, Miltonduff, Longmorn, Braeval, Aultmore,

Berrys, Imperial, Kininvie, Pittyvaich, Tamnavulin, Mortlach, Glendullan, Speyburn, Strathisla,

SMWS, Benrinnes, Convalmore, Macduff, Allt-A-Bhainne, Glen Mhor, Mosstowie, Coleburn, Dallas Dhu,

Craigduff, Secret Stills, Caperdonich, Glen Keith, Forties, William Grant & Sons, Hazelwood, Macphail’s,

Glentauchers, Pride of Strathspey

viski-2
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Lowland Viski Markaları

Glenkinchie, Auchentoshan, Bladnoch, Rosebank, Inverleven, St Magdalene, SMWS, Glen Flagler, Linlithgow, Dunglas, Kinclaith, Littlemill, Ladyburn

 

Campbeltown Viski Markaları

Glen Scotia, Kilkerran, Springbank, Hazelburn, Longrow, Balmoral, Glens Extra

 

Islay Viski Markaları

Bunnahabhain, Port Charlotte, Ardbeg, Lagavulin, Kilchoman, Laproaig, Bruichladdich, Bowmore, Caol ila, Ileach Peaty, Finlaggan, Port Askaig, Port Ellen.

 

Highland Viski Markaları

Clynelish, Oban, Glengoyne, Old Pulteney, Tomatin Cu Bocan, Loch Lomond, Glenmorangie, Ardmore,

Glen Deveron, Ancnoc, Glen Garioch, Glencadam, Glendronach, Aberfeldy, Royal Lochnagar, Inchmurrin,

Glenglassaugh, Ben Nevis, Glenturret, Balblair, Deanston, Tullibardine, Fettercairn, Glen Garioch,

Dalmore, Royal Brackla, Blair Athol, Teaninich, Edradour, Macduff, Ballechin, Inchmoan, Glenesk,

Teaninich, Millburn, Spirit of Scotland, Banff, Glenury Royal, Glenlochy, Benrinnes, Glen Albyn,

North Port-Brechen, Deanston Mill, Glenturret, Speymalt, Stilman’s Dram, Tomatin, Glen Mhor,

Brora, Glenugie, Ben Wyvis, Old Elgin, Glamis

 

Island Viski Markaları

Talisker, Arran, Isle of Jura, Arran, Robert Burns, Highland Park, Ledaig, Tobermory, Scapa


 

viski-2
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

 

Üretim işlemlerine göre viskiler

Bölgeleri de verdik, şimdi üretimde yapılan işleme göre ayıracağız. Maltgrain ve blended olmak üzere üç ana başlıkta ayırabiliriz. Yani arpa, tahıl ve harman oluyor bu üçü sırasıyla.

Sondan başlayalım; harman (blended), arpa ve tahılın harmanlanması ve bunun en az %51’inin arpa viskisi olması kaydıyla üretilen viskilere denir.

Grain yani Tahıl viskisi, buğday, çavdar ve mısırdan üretilen viskiye denir.

Son olarak da arpa maltından yapılan malt viskiyi açıklayayım.

%100 arpa maltından damıtılarak üretilmiş viskiye denir. Bu viskinin bir özelliği daha vardır ki meşe fıçılarda en az 8 yıl bekletilmesi gerekmektedir. Üretim aşaması en alengirli olanı sanırım budur.


İrlanda Viskisi – Irısh Whiskey

Üretim aşamaları tamamen Scotch viskiler gibi üç şekildedir, ancak temel bazı konularda ayrılırlar. Bu farklılıklar, arpanın çimlendikten sonra saç üzerinde kurutulması ve üç kez damıtılmasıdır. Saç üzerinde kurutulduğu için is ve turba kokusu sinmez bu viskilere. Üç kez damıtılmanın yanında is ve turba kokusu olmayışının daha kolay bir içim sağladığı söylenirse de ben buna pek katılmam, ancak genel kanı bu yöndedir. İrlanda viskilerinin bir farkı daha vardır ki o da “single pot still whiskey” adı verilen bu tür, çimlendirilip mayalanmayan arpayla, çimlendirilmeyip mayalanan arpanın harmanlanması ile üretilir.

Şimdi İrlanda Viskilerini de yazalım; malt whiskey, single pot still whiskey, grain whiskey, blended whiskey.


 

Amerikan Viskisi veya Kentucky Viskisi ya da Bourbon 

Amerikan viskilerine genel olarak Burbon denir. Amerikan viskileri kendi içlerinde Bourbon ve Tennessee olmak üzere ikiye ayrılır, ancak temelde Tennessee de Bourbon’dur. Bourbon ile aralarında çok ufak bir fark vardır, o da üretim aşamasında, damıtım işleminin ardından fıçılara doldurulurken, kömür içerisinden süzülmesidir. Diğer tüm süreç bourbon ile aynıdır.

Bourbon’u anlatalım; arpa maltı yerine, çavdar, mısır, buğday ve maltlaşmamış arpa kullanılarak üretilir.  içi yakılmış beyaz meşe fıçılarda iki yıl bekletiliyor, vanilya kokusu ve tadını da bu evrede alıyor. Bourbonların renkleri biraz daha kırmızımsıdır ve Scotch’lara göre biraz daha koyudur.

 

The George Dickel Distillery in Tullahoma, Tennessee.
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Tullahoma, Tennessee’deki The George Dickel Distillery’den bir fotoğraf


Viski’nin üretim aşaması

Viski tahıl maltının önce mayalandırılıp sonra damıtılmasından üretilir, genel mantık budur. Viski harmanlamadan sonra tatlarının birbirine iyice karışması için birkaç ay daha fıçılarda dinlendirilir. İşte bu evreye “evlendirme süresi” denir.  Hangi tahılın maltının kullanıldığı, mayalama işlemleri, dinlendirme süreleri viskilerin bölgesine göre değişiklik arz eder. Genel olarak viski üretebilmek için aşağıdaki gibi bir damıtım tesisine ihtiyaç duyarsınız. Ben üretim aşamalarını viskileri majör bölgelere göre anlatırken yazdım, o yüzden tekrardan ayrıntıya girmedim burada.

viski-5
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter


 

Viski nasıl içilir?

En baştan üç savsöz ile konuyu açıklayayım.

1 – Viski bir karışım içkisi değildir.

2 – Gerçek viski içicileri viskiye buz koymazlar.

3 – Viski, viski olarak içilir, nokta.

Bu üçü kesin bilgidir, içiniz rahat bir şekilde yayabilirsiniz.

viski-3
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

 

İrlandalılar, viskinin yanında bira içerler. Amerikalılar on the rocks yaparlar viskiyi tıpkı kolaya yaptıkları gibi bolca buzlu bir havuza çevirirler. Şunu iyi bilmek gerekir ki, hiçbir kaliteli viskiye buz veya başka bir içecek karıştırılmaz. Şayet bir karışım yapacaksanız, kaliteli bir viski içmezsiniz. Yazıktır o kaliteye verdiğiniz paraya.

viski-1
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

“Viski dediğin şey viski olarak içilir” demiştim yukarıda. Viskiye bir şey karıştırılmaz demek istedim. Sek içilir viski. Yalnızca “sulandırılır”. Sulandırmak dediğim de viskisine göre 1 damla ile 8-9 damla arası buzdur. Damla dedim! Buzu elinize alıyorsunuz, bardağınızın üstüne getiriyorsunuz ve elinizin ısısıyla bir veya birkaç damla süzülüveriyor içine. İşte sulandırma budur!

İllâ soğusun istiyorsanız; -ki, havanın sıcak olduğu yaz aylarında, isteyebilirsiniz- hakkınızdır. Onun için de, buzluğunuzda soğuk tuttuğunuz plâstik buz küplerini kullanırsınız. Plastik olanı var, taş olanı var, başka malzemelerden olanları var çeşit çeşit.

viski_
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

viski-
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Viskiye buz koyarak içilmesine “on the rocks” denir. Bunu oldukça Amerikanvari buluyorum onu da söyleyeyim. Harman viskilerde, Amerikan viskilerinde falan yapıldığında bir nebze olsun anlayış gösterebilirim de bunu malt viskiye yapmaya kalkışanlara gerçekten hayretle bakıyorum!

Şuraya on the rocks resmi ekleyelim;

 


Viski ne zaman içilir, aç mı, tok mu?

Viski yemekten önce içilen içkilerin en güzelidir. Yemekten sonra ya da yemeğin yanında içmek saçmadır, hatta hamallığın daniskasıdır. Digestive özelliği de yoktur. Yemekten en az üç-dört saat sonra içilmelidir. Anlayacağınız, viski tam olarak keyif içkisidir.


Viskiye cola katılır mı? Viski çikolatayla içilir mi?

Ka-tıl-maz!

İ-çil-mez!

“He ben seviyorum, tadı çok güzel oluyor!” diyor olabilirsiniz ama siz seviyorsunuz diye doğru olmaz bu. Hobi olarak yine sevilebilir ama doğruluğunu falan iddia etmemek gerek.

Olmaz kardeşim! Katılmaz ve çikolatayla da içilmez! Ancak Amerikalı iseniz, durum değişir. O zaman, size her şey mübah! Kola da katarsınız, afiyetle çikolatanızı da yersiniz.

Gerçi, son yıllarda viskinin anavatanında bile değişik lezzetler yakalamak adına, viski-çikolata birliktelikleri boy göstermeye başladı. Ama benim gibi konservatif bir viskiseverseniz, viskinin yanında çikolata yiyerek viski içmenin tadına varmış olamazsınız. Sizin içkinizin adı “viskilota” olabilir. Ne viski içip onun tadını almış olursunuz, ne de çikolatanın tadını. İkisinden de birazcık! Dedim ya viski, viski olarak içilmeli.

Şunu da net bir şekilde söyleyelim ki viskiye bir şeyler katacaksanız eğer, en ucuzunu almanızda fayda var. Bir şeyler katmak derken, buna buz da dahil.

Şöyle kısaca bir şey daha ekleyeyim bu bölüme.

Coca Cola’nın üstünde “soğuk içiniz” yazar, rakı bilirsiniz ki suyla karıştırılıp içilir, cin‘e tonik katarsınız; viskinin üstünde şöyle için, böyle için diye bir şey yazmaz. Biliniz ki, viski satıcısından aldıktan sonra kapağını açıp, bardağa koymak suretiyle içilir. Ne buzla içilir ne de su veya kolayla karıştırılır.

 

 

Viski
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Burada görüldüğü gibi özellikle Tek Malt Scotch’lar viski olarak içilir. Ardbeg marka bir Islay viski fıçısının üzerinde yine bu tip viskiye en uygun şekilde olan bardakla, sek olarak sunuluyor…


Viski içemiyorum, tadını beğenmiyorum

Böyle söyleyen çok insan gördüm, duydum, sosyal medyada da okuyorum. Bu kişilerin çoğu ne yazık ki doğru dürüst bir viskiyi denemeden, işi adabıyla yapmadan bir karar verenlerdir. Tabii bunu söyleyenler arasında haklı olanlar da vardır ama gerçekten bunlar azınlıktadırlar.

İyi bir tat istiyorsanız, şöyle bir 12 yıl ve üstüne çıkmak zorundasınız. Ayrıca siz eğer alkol alan birisiyseniz, mutlaka viskiyi de sevebilirsiniz, çünkü binbir çeşit viski var. Her biri farklı damak zevklerine hitap ediyor. Dediğim gibi iyi bir tat için 12 yılın üstüne çıkacaksınız, 40 yıla kadar da yolunuz var. Paranız varsa, kaliteye ulaşırsınız viskide. 40 yıl bekliyor, tabii pahalı olacak! Ama her 40 yıl bekleyenin tadı da birbirini tutmuyor. Binbir çeşit viski var. Her damağın zevki ayrı. Kimisi Burbon sever, kimisi Scotch, diğeri Irish. Bunlar sadece ülkeleri. Bunun daha bölgesi var, türü var, üretim şekli var. Yani, var oğlu var. Yukarıda da biraz anlatmaya çalıştım zaten.

viski
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter


Viskinin yanında ne ikram edilir, ne yenir?

Viskinin yanında genelde tuzlu ve kuru ürünler ikram edilir. Mesela tuzlu fıstık, şam fıstığı, kaju fıstık güzel gider. Ben kurutulmuş bacon da severim, çok güzel olur. Bunların dışında baharatsız krakerler olur, eriğin fazla ekşi olmayan bir türü olabilir, havyar çok iyi gider. Füme balık ve kurutulmuş etlerin tümü iyi gider ayrıca. İkramlar çeşitlendirilebilir ancak asla çikolata (bitter olsa bile) tatlı vs. ikram edilmez. Viski de diğer tüm içkiler gibi fazlaca şeker içerir bünyesinde ve bu yüzden viskiyi teknik olarak şekerli bir ikramlıkla birlikte almak doğru değil. Tat olarak da doğru değil, keskin tadı olan bir yiyecek hele hele çikolata gibi, hiç doğru değil. Viskiden alacağınız aromatik tatların tamamını öldürür. Yeni bir tat ortaya çıkarır ki siz bu yeni tadı seviyor olabilirsiniz, ancak viski seviyor olamazsınız bu durumda!


  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Adriatik Denizi kıyısındaki Hırvatistan, Rovigno’da bulunan küçük bir gemiden görüntü. Bu gemide yıllanmaları için bekleyen fıçıları görüyoruz.

En iyi viski markaları hangileri?

Bilgi olmayınca, algılar markalar üzerinden ilerler. Kalite, fiyat üzerinden anlaşılmaya çalışılır şayet bilgi ve tecrübe yoksa. Lâkin kesin bir şey var; konu viski ise kalite ile fiyat doğru orantılı olarak yükselir. Ne kadar ekmek, o kadar köfte!

Şunu kesin ve net olarak söylemek gerekir ki en iyi viski markası diye bir şey yoktur. Bir sürü viski üreticisinin, ürettiği çok yüksek kalitede viski var. Bazı viski üreticileri, her gelir seviyesine uygun ürünlerini piyasaya sürmektedir. Meselâ Johnnie Walker‘in tabiri caizse köpek öldüreni de vardır 25 yıllık olanı da. Aynı şekilde Glenmorangie, Jack Daniels, Glenfiddich, Macallan, Chivas Regal gibi viskilerin 6 yıldan başlayarak 25 ve hatta 40 yıla ulaşan üretimleri piyasaya sunduklarını biliyoruz. Johnnie Walker‘in Red Label adlı viskisi ne kadar sıradan ve kalitesiz ise (bana göre) Blue Label‘ı da o kadar sıra dışı ve kalitelidir.

Anlayacağınız bir sürü viski markasının çok çok güzel üretimleri var, yılına, bölgesine, üretim aşamasına ve en önemlisi de bütçenize göre size en uygun olanı seçersiniz. Buradan şu veya bu marka diye bir şey söylemek saçma olur, ben sadece kendi tercih ettiklerimi aşağıda başka bir bölümde yazacağım.

Bu arada dünyada en çok satılan viski markası, toplam satışın %9’unu gerçekleştiren Johnnie Walker’dır.

viski
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter


 

Viski hangi bardakla içilir?

Viskiye özel bardaklar olduğu doğru, ancak viski bildiğiniz üzere sadece tek tip bir bardakla değil, pekçok tipte bardakla içilir. Viskinin türüne, aromasına, kaç yıllık olduğuna göre, bardak değiştirmeniz gerekiyor aslen. Bildiğiniz şu geniş tipteki viski bardakları var ya, onlar aslında aromasız viskiler ve Tennessee viskileri içindir.

Bir züccaciye dükkanına gittiğinizde viski bardağı diye satılan standart modeller var ya, öyle bir tek model diye bir şey söz konusu değil aslında.

Bakın buraya birbirinden farklı tiplerde bir sürü viski kadehi resmi koydum ve hepsi de viski içmek için ideal, tek ihtiyacınız olan onlara uygun viskileri içlerine koymanız.

viski-hangi-kadehle-icilir
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Viski içilebilecek bardaklardan bazılarını görmeniz için bu kolajı veriyorum. Aralarında kadehler de var; evet onlarla da içiliyor.

Meselâ özellikle “single malt”ların bol aromalı türleri için önerilen bir bardak var.  Bildiğimiz “ajda”(ince belli çay bardağı vardır ya, hani bizim ajda dediğimiz) bardağı gibi bir bardak olduğunu söylesem şaşırırdınız, değil mi? Şaşırmayın, çünkü öyle! Hatta bu kadeh bu tip viskiler için “en mükemmel bardak” olarak tanımlanıyor. Aşağıda resmi veriyorum. Bu arada özellikle single malt viskilerin düz standart geniş bardaklarda içilmesini oldukça yanlış bulduğumu da belirtmeliyim.

Ajda viski bardağı ile ilgili iki görsel vereyim;

viski
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Burada Ajda diye tabir ettiğimiz bardağın alkol ve aromanın hava ile temasını gösteriyor. Alkol bardağın kenarlarından yükselerek hava ile temas ederken, aroma bardağın ortasından yükseliyor ve bu da sizin burun deliklerinize isabet ediyor. Olay tamamen bilimsel!

ajda-viski-bardagi
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Bu bardak gerçekten aromalı viskileri içerken kullanımı en doğru olanlardan birisidir. Aromanın rahatça hava ile temasını sağlar ve içicinin de bu aromayı tam olarak almasına imkân verir. Diğer taraftan da alkol ise tam olarak bardağın kenarlarından yükselir ki bu da sizin onu almanızı sağlar.


Benim viski tercihim

Yazıyı bitirirken kendi viski tercihimi de belirtmek istedim. Tercihim “Islay” viskilerdir. “Ayla” diye okunur aşağı yukarı. Tüm single malt viskileri de içerim, ancak en sevdiğim viskiler -az evvel yazdığım gibi- “islay” bölgesi viskileridir. Sevdiğim markalar ise; Bunnahabhain, Port CharlotteBruichladdich ve Lagavulin. 

İlk üç markanın piyasaya sürdükleri standart üretimleri değil, sadece ortanın üstü kalitelerini tercih ederim, ancak üstünde Lagavulin yazan ne varsa tamamdır benim için.

Islay bölgesi dışından tercihlerim; Glenmorangie (hemen hemen 12 yıl üstü tüm üretimleri) ve Johnnie Walker (sadece Blue Label)’dir. Üretim yeri İskoçya dışında olan bir tercih yapacak olsam, Japon markası Nikka’yı seçerdim. Ülkemizde pek bulunmuyor. Bourbon ve Irish viskiseverler kızabilirler, ancak benim tercihlerim bu yöndedir. Tennessee üretimi viskileri zaten kategori dışı kabul etme eğiliminde olduğumdan, onları yok saydım.

bunnahabhain
  • Pinterest
  • Facebook
  • Twitter

Bir güzel reklâm filmi ile bitirelim

Bu kadar viskiden yazdık çizdik, bir de video vereyim. Hayır bu video sadece bir reklam videosu. Bu videoyu seçmemin sebebi Tullamore Dew markasını sevdiğimden dolayı değil (sevmem zaten), reklâmın gerçekten çok güzel oluşu. Umarım bu uzun yazıda viski hakkında “bilgim dahilinde” sizleri aydınlatabilmişimdir.

 

 

37,649 total views, 65 views today

Author: Savaş Eroğlu

Share This Post On

25 Comments

  1. öncelikle şunu belirtmek isterim ki çok geniş ve kapsamlı bir araştırma olmuş.merak edilen herşeyin cevabını çok rahat bulabiliriz.. Bi soru ya kafam takıldı; Jack Danils şişesinin üzerindeki No:7 ibaresini hala anlamadım o kadar çok söylenti var ki hangisi doğru bilemedim.Bunun cevabını alabilirsem çok sevinirim. Teşekkürler

    Post a Reply
    • Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim.

      Jack Daniel’s ile ilgili pek bir bilgim yok, zaten benim önem “vermediğim” bir markadır. Bu hususta ahkâm kesmek bana düşmez, fakat yine de bildiğim “gerçek” bir hikâyesi var. Piyasada dolaşan yok 7 sevgili, yok 7 numaralı tren, yok uğurlu sayı falan gibi şeyler tamamen şehir efsanesidir. Gerçeği sanırım şimdi yazacağım. Zaten Jasper Newton “Jack” Daniel’ın da hatıratında yazdığı üzere işin doğrusu bu.

      “Old No.7” (eski 7 numara) meselesi, Jack Daniel’s’in damıtım evinin resmi makamlarca verilen ilk kayıt numarasıdır. “Old No.7” denmesinin sebebi ise daha sonradan bu numaranın değişmesidir. Yani eskiden 7 nolu damıtım evi iken, sonradan resmi makamların damıtım evlerini yeniden kayıt altına alması ve numaralandırması üzerine ortaya çıkmış mecburi bir motto. Böylece, eskiden 4. bölge 7 nolu damıtım evi olan Daniels, yeni kayıtlarda 5. bölgeden 15 nolu damıtım evi olmuş. Neticede, 7 nolu damıtım evi olarak işe başlayıp, belli bir üne de sahip olmuş firma. Kayıt numaraları değişince, eskiden gelen bu şöhretlerini heba etmemek için bir şekilde eski 7 nolu damıtım evi olduklarını belirtme gereği duymuşlar. “Old No.7” yi şişelerinin üstüne basmaya başlamışlar. Çünkü artık eski numaraları bir başka damıtım evinin kayıtlı olduğu numara olmuş. Bu yüzden numaralarını şişelerinin üstüne koyarak kazandıkları itibarı korumaya çalışmışlar.

      Benim bildiğim hikâye budur. Doğrusu, yani tarihi verilere göre tek doğru hikâye budur.

      Yalnız bir şey daha var. Jack Daniel’s, firma olarak bu şehir efsanelerinin yayılmasından memnun, bunu bir reklâm aracı olarak kullanıyorlar. Hoşlarına gidiyor böyle “yok 7 sevgilisi vardı” falandı filandı gibi hikâyelerin dolaşması. Bu bir şekilde “gizem” yaratıyor ve markanın konuşulmasını sağlıyor. E tabii ortada büyük bir kalite, büyük bir içim keyfi olmayınca, reklâm ve pazarlama önemli yer tutuyor. Bu da güzel bir pazarlama taktiği…

      Bir de insanların o bildiğimiz sözün tam aksine “haticeye değil, neticeye bakmak” yerine, “neticeden çok haticeye bakmaları” sebebiyle, gayet kalitesiz bulduğum içkiler üreten bu firmanın, bunun gibi başarılı reklâm kampanyalarıyla öne çıkması doğal geliyor. Elde doğru dürüst bir viski yok, ne yapacaksın? Reklâma abanacaksın…

      Jack Daniels kendi sitesinde bile bu şehir efsanelerine bir youtube videosu ile yer veriyor, çünkü insanlara konuşacak bir şeyler vermek gerek…

      Neyse damıtım evi meselesi tarihi kayıtlarla sabit bir “gerçek”. Diğer söylentilerin yanında bu tek “gerçek” olarak duruyor.

      Yine de Tennessee viskiyi “kategori dışı” görüyorum, adının bile “viski” olarak anılmaması gerektiğini düşünüyorum, bunu belirteyim…

      Post a Reply
      • TEŞEKKÜR ederim savaş bey .. anlattıklarınız yeteri kadar aydınlatıcıydı düzeyde.. SORmak istediğim bir çok soru var aslında. Yardımcı olabilir misiniz ? sizinle irtibata nasıl gecebilirim ??

        Post a Reply
  2. Harika bir bilgilendirme olmuş.
    Emeğinize sağlık…

    Post a Reply
    • Teşekkür ederim.

      Post a Reply
  3. Çok güzel yazı tamamını okudum ellerinize sağlık turkiye de satılan viski markalarının hangisini bize tercih ederseniz chivas regal diyorum ama ben

    Post a Reply
    • Chivas, standart üretimi olan 12 yıllığı ücretine göre iyi diyebileceğim bir İskoç viskisi. Bu üretim, kendi fiyat aralığında oldukça güçlü bir seçenek olarak duruyor diyebilirim. Yakın fiyatlara alınabilecek; 12 yıllık Glenlivet var, ben tadını daha çok severim Chivas’a nazaran. Yine de iyi bir seçim kendi fiyat aralığında, onu belirtmeliyim.

      Tabii yıl seçimleri de önemli, yani kaç yıllık bir seçim yapıyoruz? bütçe ne kadar? Viski dediğimizde çeşit çok ve ülkemizde de hatırı sayılır marka çeşitliliği var. İçki satan bir markete gittiğinizde (meselâ Makro gibi) 30 – 40 çeşit viski bulabilirsiniz ve bunların en az 10-15 tanesi aynı fiyat düzeylerindedir. Anlayacağınız seçenek çok. Daha spesifik taleplerle tavsiye vermek daha doğrusu. Öncelikle ülke sonra bölge belirtilir ise, bunun üzerinden de bilgim dahilinde bir tavsiyede bulunabileceğim düşüncesindeyim.

      Post a Reply
  4. Gercekden guzel bilgilendirme araştırma olmuş ben icile bilecek iyi bir icki markasi ve modeli kac yillik hangisinden almamiz gerek zewk icin icilecek surekli olmayacak fiyat araligi 400 tl civari olabilir. Chivas veya başka hangi marka teşekkürler.

    Post a Reply
  5. Ayrıca ben almanyadayım burda icki oraya gore cok ucuz mesela dün 12 yıllık chivas ı 17 euroya aldım 70 lik buraya görede uygun kaliteli bi viski söyley bilirsin teşekkürler

    Post a Reply
    • Sıradan viski içicisi için oldukça yüksek kalite bir şey önerebilirim ve bu sıradan içiciyi çok memnun edecek bir tercih olabilir. Johnny Walker blue label olabilir madem Almanya ikâmetlisiniz, ucuza alabilirsiniz. Sanırım 150 Euro gibi bir fiyata ulaşabilirsiniz. johnny walker blue label bir harman viskidir, yani karışıktır. Bir sürü ayrı mahsulün birbirine karışımıdır. Pahalı gelirse aynı markanın Green Label olanı denenebilir.

      Diğer taraftan, Chivas’ın da 18 ve hatta 21 yıllığı gayet güzel içimli bir viskidir… 18 olanı Türkiye’de 250 Lira’ya alınabiliyor.

      Ama…

      Chivas, Johnny Walker falan tercih edilen markalardır fakat, tercihlerinin sebebi piyasayı domine etmiş olmalarından başka bir şey değildir. Kaliteli viskiler de üretiyorlar ama spesifik değiller, zaten öyle bir iddiaları da yok. Onlar çok satmanın peşindeler, piyasayı tutmanın peşindeler.

      Derseniz ki daha özel olsun, şöyle safkan bir şey olsun; o zaman başka öneriler yapabilirim.

      Safkan dedim ya; single malt olacak kardeşim. İşte bir iki tane önereyim, bunlar benim tercih ettiğim üç bölgeden üç ayrı single malt viski. Birini seçin, alın, için, sonra yeniden gelip buraya yorum yazın, haberleşelim…

      Bu üç viski de istediğiniz üzere 400 Lira (120 Euro) civarında veya daha ucuz fiyatlardalar.

      Islay: Lagavulin – İngiltere satış fiyatı 65 Pound civarı, Almanya’da da sanırım 70 – 80 Euro arası bir fiyata elde edebilirsiniz sanırım. En ucuz seçenek bu. (Türkiye’de 300 Lira civarı 70cl olanı)
      Highland : Glenmorangie – 18 veya ücreti kasmaz ise 21 yıllığını alın keyifle için.
      Speyside: Glenlivet – 18 veya aynen bir üstte yazdığım gibi 21 yıllık.

      Not: Bu viskilerin başlarında bölgeleri yazıyor, ilk verdiğim “Islay” viskide köz ya da is tadı ve kokusu vardır. Bunu sevmiyor iseniz, diğer ikisine yönelin, sıkıntı yaşamazsınız.

      Post a Reply
  6. Merhaba Savaş Bey paylaşımınız çok aydınlatıcı teşekkür ederim. Yıllardırma hakkında bir kaç sorum olacak. Sizin için uygun ise mailden iletişim kurabilir miyiz. onurlcw@yahoo.com

    Post a Reply
    • Onur Bey, viskinin pratik olarak üretim evreleri hususunda bilgi sahibi olan birisi değilim. Bilgim tamamen meraktan ileri gelir ve üretim aşaması için, sadece teoriktir. İçim aşamasında pratiğime güvenirim, fakat üretim aşamasında değil. Yine de bilgim var ise sorularınızı seve seve cevaplamaya çalışırım. Buradan sorabilirsiniz.

      Post a Reply
  7. Helal olsun ustam, eline, diline sağlık ☺️

    Post a Reply
    • Çok teşekkür ederim.

      Post a Reply
  8. yazınızın detayları için çok teşekkürler güzel bir aktarım olmuş.bende yeni yeni merak saldım ve bilgilenmeye çalışıyorum.anladığım kadarı ile isli viskileri en önde tercih ettiğinizi anlıyorum.geçenlerde bende jw.double black içme fırsatım oldu.içerken içindeki is tadına gerçekten hem şaşırdım hem de çok hoşuma gitti.sorum ise para durumumuz çok olmadığından dolayı bu ıslay bölgesi olan tüm markalarda da aynı tadı alırmıyız? daha yoğunmudurlar? siz tüm bu markaları tatığınıza göre göre double black e yakın hangi marka uygun olabilir.çok teşekürler.

    Post a Reply
    • Islay viskilerin çoğunun üzerlerinde is oranları yazılıdır. Viski kalitesinde ne yazık ki para önemli, fakat fakirseniz, ölün öyleyse demiyor üreticiler. Çeşitli markalar ve bunların da çok çeşitli ürün gamları var. Ülkemizde de bir sürü Islay viski markası mevcut. İlla Lagavulin veya daha pahalı daha fazla yıllık içmek gerekmiyor, Ardbeg’in 10 yıllığı var piyasada(Türkiye içinde yani) ben bunun tadını beğenmedim, fakat meraklısı çoktur. Laproaig var, Kilchoman, Bruichladdich, Caol ila (bunnun tadını çok iyi buluyorum bu sıralar…) gibi markalar var. Bunların bütçenize uygun birisini bulabilirsiniz. Üstelik benim beğenmediğim bir tanesi tam da sizin damağınıza uygun olabilir, tıpkı benim beğendiğim birisinin size güzel gelmemesinin mümkün olacağı gibi.

      Viski dediğiniz ülkemizde zaten 70-80 liradan başlıyor. Meselâ bir damıtım evi kurup kendi adıma en sıradanından viski üretmeye kalksam, minimum 70 lira fiyatı olacak, marka değil, bir şey değil. Sebebi üstündeki vergi yükü. Bunun altında olması mümkün değil. En alt seviyenin bir üstüne çıkınca 140’dan 210 liraya kadar gidersiniz. Bu aralıkta çok güzel viskiler var.

      İs oranlarının önemli olduğunu düşünüyorum. Aromayı değiştiriyor. Her damağın ayrı bir zevki var. Ben çok isli olanlarını tercih ediyorum.

      Benim beğenmemem, güzel olmadıkları anlamına gelmiyor, çünkü bunların distilasyon yöntemleri ve hammaddeleri çok az fark ediyor. Fark eden şeyler yılları, ikincisi ve Islay viskide en önemlisi de is yoğunluğu. Bunnahabhain’in genelde Lagavulin’den daha yoğun isi var, bazı serilerde 10, bazılarında 20 kat fazla diyebiliriz. Bunlar tadı etkiliyor.

      Denemeniz kendi damağınıza uygun olanını belirlemeniz gerekiyor.

      Yazıyı, bir viski otoritesi oldum diye yazmadım, kendime göre zevkim var, meraklıyım, bunları paylaşmak istedim. Viskide her insanın kendi zevki olacağına inanıyorum, çünkü bu keyif işi. İhtiyaçtan değil keyif için içiyorum. İhtiyaçtan içiyor olsaydım, zaten alkolik olur ve daha ziyade renksiz içkilerden (vodka, cin, rakı vs…) bahsediyor olurdum veya bir boktan bahsedemiyor, sadece ihtiyaç gideriyor olurdum.

      He bu arada Black Bottle adlı bir viski var, yine Islay bölgesinden. Eskiden tekel bunu ithal ediyordu, 5 yıllığı bile kendine has güzel bir tada sahipti. Bende halen bir şişe var, aşağı yukarı 12 yıldan beri elimdeydi, geçenlerde açıp bir kadeh içtim, acayip güzel geldi. Neyse artık bu viski ithal edilmiyor biraz bakındım, fakat benim elimdeki o zamanın en düşük üretimi olanı ki artık şişeleri falan değişmiş muadili 15 Pound’a satılıyor İngiltere’de. Bazen gayet ucuza alınmış viskiler de – benim elimdeki Black Bottle gibi, gayet keyif verebiliyor. İlk 10 tercihim içerisinde elbette olmaz, fakat kendine has bir tadı var.
      Son olarak şunu söylemek isterim, uygun ortam sağlandığında kalitesi, fiyatı ne olursa olsun, her viskinin bir iki kadehi büyük bir keyif verebilir insana. İş o ki siz keyif almak isteyin.

      Post a Reply
  9. En iyi viski bence jb ama buradada çok güzel viski çeşitleri var bunlardan birini denemeyi düşünüyorum teşekkürler.

    Post a Reply
  10. Chivas Regal hakkında ne düşünüyorsunuz

    Post a Reply
    • 12’si, kendi grubunda ve fiyat aralığında iyi.
      “Neymiş o grup?” falan diye soracak olursanız; ben çok amiyane bir deyişle “daşaklı olmayıp, reklâmlı olan viskiler” diye ayırıyorum. İşte bunların arasında en iyilerinden birisi diyebilirim.

      Post a Reply
  11. Elime 12 Yıllık bir Chival Regal geçti . Daha önce viski içmedim . ( En azından kaliteli bir viski ) Merak ettiğim ne varsa yazınızda buldum , okudum , aydınlandım . Teşekkür ederim . Herkes adına .

    Post a Reply
    • Vakit ayırıp bu yorumu yazdığınız için çok teşekkür ederim; ayrıca yazıdan bir fayda sağlamış olmanızdan ayrıca memnunum.

      Post a Reply
  12. Savas bey emeğinize saglık cok güzel bir yazı olmuş,
    benim alkol tüketimimi değiştiren isimdir whiskeyyyy
    cay bardak hususu tamamen dogru hatta ajda bardaklarını amerikaya neden bu kadar yapıyoruz diye şirketim olarak merak ettim megerse sebep viskiymiş bunu anladım geçen sene amerikalı müşterimize sorduktan sonra:)
    kesinlikle birşeyle karıştırılmaz ve çikolata tüketilmemeli katılıyorum.

    bende ne buz ne damla damlatırım çok doğru , tükettiğim damak tadı benim benimsediğim double black label ayrı bi keyif alıyorum ve sadece viski yanında BADEM tüketiyorum sizede tavsiye ederim.

    saygılarımla

    Post a Reply
    • Teşekkür ederim yorumunuz için. Badem güzeldir, ben de arada kullanırım fakat birinci tercihim kurutulmuş etler ve fıstıktır. yazıda tavsiye etmeyi unutmuşum, fakat elma kurusu ile de çok güzel gider, bir deneyin. Piyasada, paket içerisinde küçük taneler halinde satılan çıtır elma kurusu var. Markasını hatırlamıyorum açıkçası.
      Keyifler dilerim.

      Post a Reply
  13. Savaş bey öncelikle elinize sağlık, güzel bi yazı olmuş baştan sona okudum. Viski içmeye 15 yaş civarı dedem ve amcamın Almanya’dan gelirken (muhtemelen free shoptan alıp) getirdiği Johnnie Walker Red Label ile başladım. Bilirsiniz bizde Almancı diye tabir edilen gurbetçi işçilerin klasiklerindendir gelirken Red Label getirmek. Sonrasında en iyisi Chivas Regal 12 olmak üzere piyasada kolayca bulunabilen, yaygın satışı olan ama sizin yazınızdan da anlaşıldığı kadarıyla iyi olmayan bikaç marka daha içtim. Şu anda elimde yine bi şişe 100’lük Chivas Regal 12 var. Bu şişeyi şimdi açıp içmekle bi dolaba koyup 8-10 yıl veya daha fazla saklayıp sonra açıp içmek arasında belirgin bi içim farkı olur mu? Bir de yorumda tavsiye ettiğiniz malt viskileri free shoplarda bulmak mümkün müdür, bu konuda bilginiz var mı?

    Post a Reply
    • Yorum ve sorular için teşekkür ederim.

      Sorularınızı cevaplayayım.

      Şimdi içmekle 10 yıl sonra içmek arasında bir fark yoktur. Viskinin fıçıda bekleyeni makbuldür 🙂 Şişede beklerken ancak maddi olarak değer kazanabilir; o da 12 yıllık bir viski için bu pek geçerli olmuyor. Tabii bazı çok mühim 12 yıllık üretimler de olabiliyor. Fakat sizi temin ederim ki Chivas Regal onlardan biri değil. Yılda milyonlarca şişe üretiyor adamlar o viskiden. Ayrıca bir anda bir şeyler olup da üretimden kalkmadığı, marka yok olmadığı sürece, elinizdeki dünyanın her yerinde milyonlarca şişe üretip satılan viski, iş yapmaz. Değeri ancak ülkemizdeki enflasyon ve vergi diliminden viskiye düşen pay artışına bakılır ise lokal olarak bir miktar artar. O da yine bir şişe Chivas Regal parasıdır. Yatırım için, altın, gümüş, hisse senedi daha cazip gibi 🙂 Bu tip viskilere yapılacak en iyi şey, onları üretim amaçlarına uygun olarak kullanmaktır. Hani satın almanızdaki asıl neden! Keyifler dilerim.

      Elinizdeki 25 yıllık ve hatta 40 yıllık bir viski olsaydı, şişesini ve kutusunu da güzelce bir yerde bilhassa güneş görmeyecek, sürekli oda sıcaklığında tutup, torununuza miras olarak bırakabilirsiniz. Hani dedeniz size gençliğinde satın aldığı bir tane 40 yıllık viskiyi bırakmış olsa idi, bugün minimum 200.000 Dolar’dan kapıyı açabilirdiniz. Viskinin markasına göre 700.000 Dolara ve hatta hayal gücünüzün bile üstüne çıkabilirdiniz. Şimdi 2- 3000 veya 5000 Dolar verip 40 yıllık viski yatırımına giriyor musunuz? Torununuza bu kıyağı yapıyor musunuz? o sizin bileceğiniz iş 🙂

      Diğer sorunuza gelir isek; bahsettiğim viskilerin çoğu freeshoplarda var, bu doğru. Hatta hangi şehirdesiniz bilemiyorum fakat İstanbul’daki büyük Makro adlı marketlerde de oldukça geniş bir kısmı var. Oralara bir bakabilirsiniz. Benim semtimdeki Makro’da kısa süre öncesine kadar küçük bir Makro olmasına rağmen oldukça geniş bir viski reyonu vardı. 3 gün önce gittiğimde reyondaki çeşit yarı yarıya azalmıştı. Tabii bizim semtte insanlar da sanırım, tıpkı benim gibi, sadece fiyatlarına bakıp, “abbooww çok pahalıymış” deyip, sonra freeshoplardan satın alıyorlar viskilerini. Nitekim, freeshop kasalarındaki kuyruklar, domestik pasaport kuyruğunu aratmıyor son zamanlar.

      Keyyifler dilerim tekrar.

      Post a Reply

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest

Share This